Burdur Diyaliz Skandalı TBMM Gündeminde: Takipsizlik Kararı Adalet Arayışını Zedeledi
Burdur Diyaliz Skandalı TBMM Gündeminde: Takipsizlik Kararı Adalet Arayışını Zedeledi

Burdur Devlet Hastanesi’nde yaşanan ve üç vatandaşın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan diyaliz faciası, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yankı buldu. Cumhuriyet Halk Partisi Burdur Milletvekili İzzet Akbulut, meclis kürsüsünden yaptığı sert açıklamalarda, olaya ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda verilen takipsizlik kararına güçlü bir itiraz dile getirdi. Akbulut, kamuoyunda infiale yol açan bu kararın vicdanları yaraladığını ve gerçeklerin üzerinin örtülmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Milletvekili Akbulut, elim olayın ardındaki ihmal iddialarının ciddi boyutlarda olduğuna dikkat çekerek, yaşanan can kayıplarının sadece bir kaza olarak geçiştirilemeyeceğini belirtti. Soruşturmanın yetersiz olduğunu ve verilen takipsizlik kararının, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılmasını engellediğini savunan Akbulut, adalet mekanizmasının bu tür trajedilerde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesiyle hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Bu kararın, benzer olayların tekrar yaşanmasının önünü açabileceği endişesini dile getirdi.
Akbulut’un Meclis’teki sözleri, diyaliz vakasındaki şaibelerin ve kamuoyundaki adalet beklentisinin ne denli yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Vatandaşların hayatını kaybettiği bir konuda verilen takipsizlik kararının, toplumsal güveni sarstığını ve mağduriyet hissini derinleştirdiğini belirten CHP’li vekil, devletin bu tür durumlarda sorumluluk almaktan kaçınmaması gerektiğini vurguladı. Bu olayın, sorumluların tespiti ve cezalandırılması açısından emsal teşkil etmesi gerektiği fikrini savundu.
Konuşmasının sonunda yetkililere net bir çağrıda bulunan Akbulut, Burdur diyaliz vakasıyla ilgili verilen takipsizlik kararının derhal yeniden gözden geçirilmesini talep etti. Olayın tüm yönleriyle ve eksiksiz bir şekilde araştırılarak, sorumluların adalet önüne çıkarılması gerektiğini belirten Milletvekili, bu kararın iptali için gerekli adımların atılmasını ve kamu vicdanını rahatlatacak bir sonucun elde edilmesini beklediklerini sözlerine ekledi.